"Cumhuriyet ve Sağlık, Tarihten Günümüze Bir Dönüşüm: Dr. Orhan Çakır’dan İlham Veren Sunum"
İzmir Tınaztepe Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) ve Balkan Strateji Geliştirme ve İş Birliği Derneği tarafından düzenlenen "Cumhuriyet ve Sağlık" konulu konferans, akademisyenler, sağlık sektörü çalışanları ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Konferansta konuşmacı olarak yer alan Dr. Öğr. Üyesi Orhan Çakır, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren sağlık alanında gerçekleştirilen çalışmaları detaylı bir şekilde ele aldı. Sunumda, Osmanlı dönemindeki sağlık anlayışından Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleştirilen çalışmalara ve günümüz sağlık politikalarına kadar geniş bir perspektif sunuldu.
Cumhuriyet Öncesi Sağlık Anlayışı ve Osmanlı Dönemi
Dr. Çakır, sunumunda sağlık alanındaki gelişmelerin tarihsel sürecine değinerek, Osmanlı İmparatorluğu’nda sağlık hizmetlerinin nasıl şekillendiğini anlattı. Osmanlı’da sağlık hizmetlerinin büyük ölçüde vakıf sistemi üzerinden yürütüldüğünü belirten Çakır, darüşşifaların faaliyet gösterdiğini, ancak merkezi bir sağlık sisteminin mevcut olmadığını ifade etti. 19. yüzyılda Batılılaşma hareketleriyle sağlık alanında çeşitli reformlar başlatılsa da, sağlık hizmetlerinin daha çok saray ve ordu merkezli olduğu vurgulandı. İlk tıp fakültesi niteliğindeki Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane’nin kurulması, modern tıp eğitiminin Osmanlı’daki ilk önemli adımlarından biri olarak gösterildi.
Bunun yanı sıra, Florence Nightingale’in Kırım Savaşı sırasında Osmanlı topraklarında hemşirelik hizmetlerini başlatması, hemşirelik mesleğinin gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası olarak ele alındı. Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nin 1898 yılında açılmasıyla başladığı ancak Osmanlı’nın son dönemlerinde sağlık sisteminin yetersiz kaldığına dikkat çekildi.

Cumhuriyet Döneminde Sağlık Çalışmaları ve Kurumsallaşma
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte sağlık hizmetlerinin devlet politikası haline geldiğini belirten Dr. Çakır, ‘Atatürk’ün sağlık alanına büyük önem verdiğini ve bu doğrultuda birçok atılım gerçekleştirildiğini, TBMM açılışının ardından 3 Mayıs 1920 tarihinde Sağlık Bakanlığı’nın kurulması, bu alandaki en önemli adımlardan biridir’ dedi.
Mustafa Kemal’in her alanda bir komutanı vardır ve Sağlık Alanındaki Komutanı Dr. Refik Saydam’dır.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında, özellikle salgın hastalıklarla mücadeleye büyük önem verilmişti. O dönemde Türkiye’de trahom, sıtma, tüberküloz ve frengi gibi hastalıklar yaygın olarak görülmekteydi. Bu hastalıklarla mücadele kapsamında Hıfzıssıhha Enstitüsü 1928 yılında kurulmuş ve aşı-serum üretimine başlanmıştır.
Dr. Çakır, sunumunda özellikle Dr. Refik Saydam’ın sağlık alanındaki reformlarına dikkat çekti. Refik Saydam’ın sağlık politikaları şu dört temel ilke üzerine inşa edilmişti:
- Sağlık hizmetlerinin planlanması ve tek merkezden yönetilmesi
Koruyucu hekimliğin öncelikli hale getirilmesi
Tedavi edici sağlık hizmetlerinin yerel yönetimlere bırakılması
Sağlık insan gücünün yetiştirilmesi ve güçlendirilmesi
Sağlık Alanında Eğitim ve Kurumsallaşma
Cumhuriyet’in ilk yıllarında tıp eğitimi de büyük bir dönüşüm geçirdi. Darülfünun’un İstanbul Üniversitesi’ne dönüştürülmesi eğitimi daha çağdaş bir yapıya kavuştu.
Ayrıca, hemşirelik eğitimi de bu dönemde kurumsallaştı. 1925 yılında Kızılay Hemşirelik Okulu’nun açılması, kadınların sağlık sektöründe daha aktif roller üstlenmesini sağladı. Bu adımların, sağlık hizmetlerinin nitelikli personelle yürütülmesine büyük katkı sağladığı belirtildi.
Sağlık Hizmetlerinin Modernleşmesi ve Bugüne Etkileri
Sunumun son bölümünde, Cumhuriyet döneminde başlatılan sağlık reformlarının günümüz sağlık sistemine etkileri ele alındı. Dr. Çakır, halk sağlığını korumaya yönelik atılan adımların bugünkü koruyucu sağlık hizmetleri anlayışının temelini oluşturduğunu belirtti.
Özellikle Türkiye’nin kendi aşı ve ilaç üretme kapasitesine ulaşması, erken Cumhuriyet döneminde kurulan altyapının bir sonucu olarak değerlendirildi. Heybeliada Verem Sanatoryumu, Ankara Numune Hastanesi ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü gibi kurumların, modern tıp anlayışının gelişimine büyük katkı sağladığı vurgulandı.

Konferansa Büyük İlgi
Konferans, akademisyenler, sağlık sektörü çalışanları ve öğrenciler tarafından büyük ilgiyle takip edildi. Konferansın moderatörlüğünü Dt. H. Oğuz Erbatu üstlendi.
Bu değerli konferans, Cumhuriyet döneminde sağlık alanında gerçekleştirilen çalışmaların nasıl bir dönüşüm yarattığını gözler önüne sererek, katılımcılara tarihsel süreç içinde sağlık sistemimizin gelişimini anlama fırsatı sundu.
Kaynak: Haber Merkezi